NuShIkA's profileTündi Tárhelye...PhotosBlogListsGuestbook Tools Help



Köszönöm a látogatást,remélem nem csalódtál!Smile

Thanks for you visiting!Wink

Thanks For Comments!SmileWink

  

                 
 
 
 
 
 

 


 

 


 

 

Comments (894)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

 

Susuyorum…
Dilimden sözcükler savrulmuyor…
Rüzgara kaptırdım cümlelerimi…
Duygularım içimi kavuruyor…


Susuyorum…
Sevgimi içimde haykırıyorum….



 

Susuyorum şimdi sana
Kavruk iki dudak gibi yüreğim
Çatlamış, susuz kalmış toprak gibi…
Çöllerde yüreğim,
Yangınlarda ellerim,
Mor geceler haram şimdi…
Mor düşler yok şimdi…
Mor menekşeler soldu şimdi…
Sen… sen yoksun ya
Serseri kalbim mor sokaklarda viran şimdi…


Aşkın Ne Suçu Var?

Yağmur yağıyor. Camlar gibi buğulanıyor kalplerimiz. Bir yanımız aşkı özlüyor, öte yanımız yalnızlığına sarılmış; hangi tarafı bıraksak düşecek gibiyiz. Yağmur yağıyor ve biz kapalı yerlerde bile ıslanıyoruz.

Kahvemi yaptım, pencerenin kenarına oturdum. Yağmur damlalarının seslendirdiği şarkıyı dinliyorum. Doğanın ne güzel bir melodisi var. Hiçbir beste ondan daha büyüleyici olmuyor.

Yalnız bir gecenin içinde, yalnızlığımla mutlu oturuyorum. Kimseye ihtiyacım yok ama aşka hep muhtacım. Ne büyük bir kavgamız var diye düşünüyorum. İlişkiler yürümüyor, hepimiz birilerini sevmek istiyoruz. Bir türlü beceremiyoruz, neden?

Suçu karşı cinse atmak işin kolay tarafı, bana da sorsanız bir dost sohbetinde, muhtemelen erkekleri suçlarım. Aklıma ilk gelen cümle yine erkeklerle ilgili olur ancak gerçeğin kendisi de böyle mi?

Bir arkadaşım ne kadar kirlendiğimizden bahsetti, artık kadınlar mı erkekleri yoldan çıkarıyorlarmış, yoksa tam tersi miymiş, karar veremiyormuş. İlk taşı onlar attı dedim. Öyle ya, baba evinden gözü açılmadan çıkan kız, ilk kazığını nerede yiyor? Kocanın ihanetinden, umursamazlığından, şiddetinden, kimliksizliğinden, değer vermeyişinden ya da sebep neyse ondan canı yanan kadın, ayrılıp dışarı çıktığında, dünyanın nasıl işlediğinden haberdar değil ki! Bir iki bıçak yarasını da sokakta aldıktan sonra dönüşümü başlıyor. Sonra o da diğerleri gibi oluyor, o da can acıtıyor, o da çıkar için kullanmaya başlıyor. Doğru olduğunu düşünmüyorum elbette, ama şöyle bir gerisine bakarsan kendini bozan kadınların,  arkasında hep bir erkeğin parmak izi duruyor. Yani ilk taşı onlar attı.

Şimdi geldiğimiz noktada durup biraz etrafımıza bakarsak, göreceklerimiz hiç hoş olmayacaktır. Kim kimi daha fazla kazıklar, daha çok aldatır, en fazla kim ağlatır yarışına girmişiz. Birkaç ayı doldurmuş beraberliklere neredeyse madalya takacağız. Bu kadar kirlendiğimizi nasıl fark edemedik?

Kimse suçu aşka atmasın, aşk olduğu yerde mucizeleriyle duruyor. Biraz küsmüştür mutlaka ama gerçekten sevmek isteyen ve bunun için mücadele edenlerin hep yanındadır aşk. Aşk bitti diyorlar, artık aşk mı kaldı diyorlar. Aşk bitmedi, biten bizleriz! Ruhlarımız çirkinleşti, sevmekten korkanlar gün geldi kendi korkularında boğuldular. İntikam peşinde koşanlar, savaş maskesi gibi yüzlerine sürdükleri siyahlıkların içlerine işlediğini anlayamadılar. Birbirimizi tükettik, kemirdik, didikledik. Yoruldu aşk peşimizde nafile bir çabayla koşmaktan. Aşkın bunda ne suçu var?

Değişmek zorundayız. Sevgiyi, paylaşmayı, değer vermeyi, kadir kıymet bilmeyi, verdikçe çoğalmanın keyfini hatırlamak zorundayız. Sahte sevişmelerle kirletilmiş bedenlerimizi, yalanlarla renklendirilmiş ruhlarımızı, yükseklere taşıdığımız ama boşlukta ve her an düşmeye hazır bekleyen egomuzu yenileyip, kendimizi tekrar ve inançla sevginin kollarına bırakmalıyız. Ancak o zaman kurtulur zincirlerinden aşk ve belki tekrar çıkar ortaya saklandığı yerden Eros. Belki o zaman havada savrulup duran bir ok bulup önüne atlamaktansa, kalbimize saplanmasını seyrederiz aşkın. Yeniden ve belki….

 

5 days ago

Kirma kalbimi!


Beni birakkip gideceksen
Dokunma yarama
Bensiz gezeceksen

Sewmistin beni
Hep yanimdayken
Yardim etmistim sana
Gitmistin yine baskasina

Baglanmistim sana
Ilgilenmemistin ama
Böyle yapacaksan
Hic sevme beni
ANLATAMIYORUM SANA!! 

rengi değişmiş bir denizi seyreder gibi seyrediyorum herşeyi ..
neyin rengi değişmedi ki..yılların , yolların , aşkların , dostlukların , insanlığın ..var olan birçok şey şekil değiştirdi..kendi kabuğundan sıyrılıp başka alâkasız ve iğreti kabuklara büründü..

kötü olan şeyleri değiştirmeyi , pis bir kokunun üzerini güzel bir kokuyla örtbas etmeye çalışmak gibi görüyorum ..oysa o güzel ve kötü birbirine girdiği zaman ortaya daha iğrenç birşey çıkar..ama işte bir avuntu bu..netice elde edemediğim bir avuntu..

kabul ettim de sıkıntıları ama biraz sıkmaktan vazgeçseler beni diye de düşünmüyor değilim hani..ellerini boğazımdan çeksede derin bir nefesle kendime gelsem..gitmiyor hiç değilse soluklansam diyorum..

her sabah sil baştan değil yaşadığım..sülük gibi yapışan bir sancı ..sil baştan değil asla , tekrardır yaşadığım..ya daha kötüye giderse diye kaygılandığım bedenimde ki illet sancım..

ya" kalbim ne haldesin" desem dönüpte baksam hiç kalkamam ki düştüğüm yerden ..ne bedenimde ki sancı kalbime yetişecek ne de kabimde ki bedenime..o yüzden şimdilik unuttum güzelim kalbimi derdim bedenimden , derdim kanımda ki mikrobun amansız ateşinden ... 
 

Y@LNIZ KURT 


 

Nov. 7
 

 
 

  
 
 
 

Sen gözlerimdin benim
Hiç tükenmeyen bir pınar misali
Süzülürken damla damla sular
Bazen ılık, yüreğinin sıcaklığında
Bazen buz kesmiş, kartal bakışlarında
Bakarken bazen, yıldız parlaklığında
Sen gözlerimdin benim.

Sen sözlerimdin benim
Dilimden dökülen bir çağlayan misali
Ve yatağına sığmayan bir nehir
Bazen bir çığlık sessizliğimde
Bazen bir sitem haykırışlarımda
Dökülürken dilimden, uçurumdan dökülür gibi
Sen sözlerimdin benim.

Sen ellerimdin benim
Rüzgarlarınla doldurduğun bir yelken misali
Bir sağa çekersin beni, bir sola
Bazen savurursun açık denizlere
Bazen vurursun acımadan kıyılarına
Başıboş dümensiz, kapılacakken girdaplara
Sen ellerimdin benim.

Sen yüreğimdin benim
Ritimsiz çalan bir saat misali
Çalışıyorsun tik tak tik tak
Bazen ileri gidiyorsun koşar gibi,
Bazen geri kalıyorsun, sanki yorgun
Ha durdu, ha duracak hala sana vurgun
Sen yüreğimdin benim.

Sen herşeyimdin benim
Düşlerim, ümitlerim,geleceğim
Ellerimdin, gözlerimdin ve yüreğim
Bazen kapılsamda umutsuzluklara
Bazen kızsamda yüreğim alev alev
Sen ne görürsün beni. ne duyarsın
Yine de sen herşeyimdin benim
Ve yine de herşeyimsin...
 
 
 

 
Nov. 4
Benim sevdam yasanmıyorsa öLüme mahkumdur !





hep içimde sakladım seni...
uzaktan sevmeydi seni benimkisi...
hani birgün...
belki içimde
sana karsı kopan fırtına
büyüklüğündeki siddetli sevmelerimi anlatırım...
zaman gelmedi
o birgün hiç ama hiç gelmedi...
anlatmak isteyipte anlatamadığım sen...
ben sana gelemedim...
sustum...
yalnızdım...
anlatamadım...
ne sana ne baskasına...
bu sevgi beni bitiriyordu...
dinle...
artık sonuna geldim...
elimi kana buluyor...
önce içimdeki seni...
sonra kendimi sensizliğe mahkum ediyorum...
benim sevdam sevipte kavuşamayanlardandı...
benim sevdan anlatılmaz yasanırdı...
benim sevdam yaşanmıyorsa...

ölüme mahkumdur..
Oct. 26
 

 

 

Seni Çok Seviyorum
 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Bir gün muhakkak geleceğim yanına ...
Ama emin ol tutacağım o elleri ...
Saracağım o bedeni ...
Ve işte o an, o dakika işte söyleyeceğim ...
Sessizce fısıldayacağım kulağına ...
Seni Çok Seviyorum ...

 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Bugün anladım ki Seni Çok Seviyorum
Sanırım sensiz yaşayamam artık
Sensiz olamam, sensiz yapamam
Hatta ben var ya, işte bu beden
Üstüm, başım perişan; sensizlik ölüm
İşte gördüğün bu bünye, bu beden
Sen olmadan ölemez, çünkü ben
Seni Çok Seviyorum ...

 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Düşündüm ben nasıl sevdim seni
Cevabını biraz sonra buldum ki
Ben seni sevmedim, ben sana aşık oldum
Aşk dediğin nedir ki dediler, biraz duraksadım
Sonra hayatımın anlamı dedim birden
"Aşkım" benim sevdam, o hayatımın bir parçası
Bir kez daha bir kez daha sesleniyorum sana
Seni Çok Seviyorum ...

 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Nice diyarları gezdim, ama seni bulamadım
Aslında ben sana doyamadım ...
Biliyorum uzaklarda, belki de çok uzaklarda
Duyuyorsun beni oralarda ...
Ve biliyorsun sana sardığım duygularımı
Hissediyorsun belki de tepeden tırnağa
İşte geliyorum, hiç arkama bakmadan
Yalnız bir amacım, hedefim var ki
O da Seni Çok Seviyorum ...

 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

İşte o gün geldi çattı gördün mü bak?
Belki de dakikalar kaldı artık birleşmemize
Birazdan benim olacaksın
Bende senin ...
Seni Çok Seviyorum biliyorsun değil mi?

 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Alinti

 
Oct. 26